ησвℓe Ŧ๓

"Ana Siteye ulaşmak için buraya tıklayın."

19 Aralık 2010 Pazar

~ Yeni bir gün..

Çevremde hala insanlar var, evet. Çoğunu verdiğim bu büyük savaşta kaybetmiş olsam da, yeni bir güne başlayacak gücüm var.

Evet, yeni insanlar var artık yanımda. Garip olan ise, büyük bir sınav telaşı içerisinde olmama rağmen bunları yazabilecek ve arkadaş edinebilecek vaktim olması. Sanırım bu bir çeşit özrü yaşadığım hayatın. Neden sence? Niye özür dilesin ki hayat basit bir insandan? Kutubun keskin soğuğu gibi duygulara sahip olan hayat, neden yapsın bunu?

"Gerekirse, hayatını harcayabileceğin bir savaş ver. Mutlak zafer ve yeni bir hayat seni bekliyor olacak."

Doğruluğu tartışılır mı bilmem, anlatayım. Hayatın basit değil tabi, benim büründüğüm onca hayat gibi. Korumak için bir şekilde çabalar ve her ne olursa olsun kaybetmek istemezsin. Ancak düşün ya bütün herkes üzerine gelirse, hayatını kaybet diye? Nasıl kafa tutarsın onca insana?

Zamanlar boyu, nereden geldiği, ne donanmayla, ne zaman, ne yapacağı belli olmadan onca zırhla süvariler gibi üzerine saldırmaya hazır bu insan ırkından nasıl kurtulursun? Birşeylere ihtiyacın olur genelde, evet. Silahlanman gerekir bazen, en barışçıl insan olsan dahi. Yeni bir günü, yeni bir hayatı yaratabilmek için kişilik avına girersin bazen. Farklı bir rol bürünüp, o süvari birliğine sızman gerekir. Nasıl mı?

"Bazen bir şeyi saklamanın en iyi yolu, onu ortalık bir yerde bırakmaktır.."

Bunu kendine uygulayarak evet. Bir benlik yaratıp insanları etkilersin, seni seven, sana değer veren insanlardan güç alarak. Seni sevenler, yardım edemeyebilirler, güçlü olmayabilirler. Ancak onlar ne kadar güçsüz olursa olsun. Kaybetmezsin. Kahraman olarak bazı şeyleri göze alıp daha fazla savaşırsın. İşte, bazen av bu olur. Bu işin arkasından farklı bir karakterle, düşmanlarına yaklaşırsın..

"Barbarlık ve hainlik bu!" diyenleri duyar gibiyim. Evet, böyledir de bu. Doğanın kanunlarına göre yaşar her insan, sen neden onlardan biri olmayasın ki? Şanslıysan, iyi biri olup şu yüce Tanrı'nın sana yardımcı olacağı günü bekleyebilecek kadar uzun yaşarsın. Bana kalırsa, Tanrı'n, sensin. İster ve savaşırsan, alamayacağın şey, kazanamayacağın savaş ve yaratamayacağın bir hayat kesinlikle olmaz. Sadece direnmesini, acı çekmeyi ve intikam almayı iyi öğrenmen yeterlidir. İşte o zaman bulacaksın uğruna hayatınızı feda edebileceğin bir savaş.. İşte o zaman kazanacaksın.. Kazandığım büyük savaşların arkasındaki güçlü yan budur, şu anda böyle olmamın nedeni de. Bazıları ucube der, bazıları kahraman. Ancak kendim ve güçlü olduğumu bilmenin onuruyla girerim savaşlarıma. Sen de kazanabilirsin.. Deneyerek, tırnaklarınla kazıyarak, birşeyler elde edebilirsin..
Tabi o zamana kadar, durmadan, yorulmadan, vazgeçmeden..

Zorla haddini, elinideki tüm güç ile..

Tim A. Georgean (Boğaçhan Nakman)