" Yapamıyorum,
Korkuyorum,
Ellerine hasret,
Bi'çare beklerken seni,
Söyleyemiyorum..
Öylesine özlemişken seni,
Bu acı parçalarken içimi,
Yaşarken sana sarılmanın özlemini,
Söyleyemiyorum.
Olmaz diyorken sensiz,
Dayanamıyorken habersiz,
Gözlerine hasret bedelsiz,
Söyleyemiyorum..
Diyemiyorum..
Haykıramıyorum..
Dökülmüyor dudaklarımdan o üç kelime..
SENİ DELİCESİNE SEVİYORUM! "
Sevgililer gününde birşeyler yazmaya cesaret edemedim. Kalbim kaldırmadı bunu, sevdiğim kız benim değilken. Canım acıdı, onca sevgiliyi kol kola, el ele, göz göze otururlarken gördüğümde. Herkes birbirine malum, özel olan o iki kelimeyi söylüyordu..
" Seni Seviyorum.. "
Öyle yaktı ki bu canımı, bir an herşey son bulsun istedim. Yok olmak, silinip gitmek, ölmek istedim. Ancak fark ettim. Ölünce birşey değişmeyecek. Kimse üzülmeyecek. Verdiği sözü tutmayan, güvenilmek biri olacağım yine. Fark ettim. Sadece daha fazla nefret duyacak o bana. Onu yalnız bıraktığım için. Onu bir daha koruyamayacağım için. Kalbim yanıyor ama. Sitem solu bir yazı bu. Nefret ediyorum kendimden. Aşk işte. Demiş ya mısırlı bir şair..
" Aşka uçma kanatların yanar.. "
Mevlana karşılık vermiş ya şaire..
" Heyhat, aşka uçmadıkça kanat neye yarar? "
Bu misal. Aşkı bulunca kaybetmemek gerek. En fazla bir ya da iki kere çıkıyor koca hayatta önünüze. Değişmeliyim, artık "tak" etti bu yalnızlık. Bu sayfayı okuyan herkese " Bana yardım edin. Değişmem, daha iyi biri olmam için yardım edin. " diye haykırıyorum gözyaşları içinde. O'nu gerçekten çok seviyorum çünkü. Başarmak istiyorum bazı şeyleri, istiyorum hepinizi yanımda görmeyi. Bir orduya karşı tek savaşıyor gibiyim şu an.
Yorgunum.
Bitmek, tükenmek üzereyim şu an.
Bana inanın artık.. Yemin ederim ki değiştim. Kötü değilim artık. Yalnız, ufacık ve acınası bir çocuk gibiyim. Yanımda olun. Ancak yapamazsınız değil mi?
Ya yalan söylüyorsam?
Ya yine kandırıyorsam sizi?
Yapmadığım şey değil, değil mi? Evet öyle. Yaptım, herbirinizi kandırdım. Sizlere yalan söyledim. Beni, ben nasıl istersem öyle gördünüz. Rol yaptım belki hepinize.
Peki ya bu blog?
Hayatım hakkında herşeyi yazmıyor muyum?
Her birinize aynı yalanı söyleyebilecek durumdamıyım artık?
Bence değilim. Kendi sorunlarımla bile başa çıkamayacak durumdayım. Çok zorlanıyorum artık. Tek yalanı daha kapatacak gücüm yok. Hayatımın iplerini zar zor tutmaktayım. Aşk ile ilgileniyorum, her ne kadar güçlü olduğumu düşünseniz de..
Aşk..
Benden çok çok daha güçlü. Beni bile sadece bir hafta içinde tüketti. Bittim artık. Vazgeçmeden herşeyden, lütfen.. Daha fazla bu hayattan silinmeden önce bana yardım edin. Birileriniz, özellikle de o. Evet, o. Yanımda olduğunuzu bilmeye ihtiyacım var. Eskisi gibi ha? Hani siz benimle aynı fikirde olmasanız da desteklerdiniz ya beni..
Yemin ederim ki değiştim. Eski ben değilim artık, daha iyiyim. En değer vermediğim insanı bile kaybetmeye dayanmaz kalbim. İçimdeki tüm kötülüğü attım bu gece. Hain değilim artık, yalancı değilim. Anı yaşamak yerine sevdiğime bağlı kalacağım artık. Her konuda anı yaşamayacağım.. Sizleri önemsiyorum artık..
Ve Blog'u yorumlara açıyorum şimdi. Bundan sonra yorum yapın. Benim yanımda olduğunuzu bileyim ki savaşayım, herşeye göğüs gerebileyim. Her zaman yazabileyim..
" Daha güçlü ve bilinçli olmak için.. "
Tim A. Georgean ( Boğaçhan Nakman )
15 Şubat 2010 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
